|
Ekonomiyi
ayağa kaldıracak sektör
Koç,
Sabancı, Microsoft, I—Bimsa, IBM, Cisco, Sentim gibi 120 bilişim devinin
üye olduğu TÜBİSAD, 80’li yılların başında uygulanan Toplu Konut
Projesi’ne benzeyen ‘Bilişim Çağına Uyum Paketi’ni hükümete götürdü.
Türkiye, 2000’li yıllara ekonomik problemlerle ‘merhaba’ demişti.
Bankalar krizi, siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın zirveye çıktığı 2001
ve 2002 yıllarında Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen en büyük
neden olarak gösterildi.
IMF’den
alınan ek borçlarla, bankalarda oluşan cari açıklar kapatılırken, 3
Kasım seçimleri ile birlikte siyasi istikrarsızlık da sona erdi.
Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi olarak anılan bu dönemde, yatırım
yapılması gereken birçok alan ihmal edildi. Tüm gözlerin dolar kuruna
endekslendiği kriz günleri atlatıldı. Şimdi DEHAP oyları nedeniyle
seçimin iptal edilmesi gündeme gelmiş olsa da, asıl gündemi Türkiye
ekonomisinde atılım sağlayacak yeni yatırımlar kaplıyor. Başta Bilgi
İşlem Hizmetleri Derneği (TÜBİSAD) olmak üzere bilişim sektörünü temsil
eden sivil toplum kuruluşları, 2001—2002 döneminde bankaların
ekonomisini düzeltmek için feda edilen fonları örnek göstererek bilişim
sektörüne de destek verilmesini istiyor.
TÜBİSAD, geçtiğimiz hafta beklentilerini somut olarak ortaya koyduğu bir
rapor hazırlatarak hükümete götürdü. Türkiye ekonomisinde atılım
sağlayacak bir model olarak nitelenen ‘Bilgi Çağına Uyum Paketi’ adlı
rapor, Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu’nun başkanlığında hazırlandı.
Türkiye’nin hızlı bir sıçrama yapabileceği tek sektörü olarak bilişimin
gösterildiği raporda, bilişimle birlikte gelişecek yeni sektörler ve iş
alanlarına da yer veriliyor.
Son yıllarda bilişim alanındaki düzenlemeler ve atılımlarla sık sık
gündeme gelen İrlanda, İsveç, Hindistan ve İsrail gibi ülkelerde
uygulanan modellerin de incelendiği raporda Hindistan’ın 1990’lı
yıllarda en fazla büyüme gösteren ülkelerden biri olmasına dikkat
çekiliyor. Aynı raporda, verimsiz topraklarıyla bilinen İsrail’in,
bilişim desteği ile biyoteknoloji alanında yaptığı yatırımlar sayesinde
dünya tohum pazarında hakim konuma yükselmesi örnek gösteriliyor.
Türkiye’de bilişim
Türkiye’de, bilgisayar ve internet kullanımının, olması gereken düzeyin
çok altında kaldığı; bilişim yatırımlarının da yetersiz olduğu
biliniyor. TİSK’in “Türkiye’nin Bilgi Yarışı’ndaki Yeri” başlıklı
raporuna göre ülkemiz dijital ekonomiye dönüşüm sürecinde 49 ülke
arasında 44., internet kullanımında 44 ülke arasında 36. ve bilgisayar
sayısında 48 ülke arasında 39. sırada yer alıyor. Telekomünikasyon
altyapısının yetersizliği nedeniyle internete bağlı projeler
ilerleyemiyor, bilişim alanında yetişmiş eleman sayısının az olması
nedeniyle projelerin tamamlanma süreçleri uzuyor.
Bilişim sektörünün getireceği fırsatlar
Katma değer ve istihdam artacak:
Kişi başına en düşük yatırımla en yüksek katma değer, ancak bilişimle
sağlanabiliyor. Kısıtlı imkanları nedeniyle çeşitli sektörlerde üretim
faaliyetine girişemeyen Türkiye, mevcut kaynaklarını harekete geçirerek
bilişim alanında ciddi bir atılım sağlayabilir. Tüm sektörleri doğrudan
etkileyen bilişime önem verilmesi ve yatırımların bilişimdeki
gelişmelere göre yönlendirilmesiyle bu alanda yetişmiş elemanlar için
büyük bir istihdam imkanının doğması bekleniyor.
İhracat artacak, gemicilik sektörü gelişecek:
Telekomünikasyon altyapısının geliştirilmesi ve bilgisayar kullanımının
yaygınlaştırılması sonucu, Türkiye’de üretimi yapılan ürünlerin
pazarlanması için tüm teknolojik kanallar seferber edilecek. Dünya
pazarında, Türkiye’nin elini güçlendirecek olan yoğun pazarlama
stratejisi sayesinde, diğer ülkelerde üretilen mal ya da hizmetlerin
pazarlanmasına başlanabilecek. Böylece, yıllardır Yunanistan’ın hakim
olduğu gemicilik sektörü de gelişmiş olacak.
Verimlilik ve kârlılık artacak:
Yetişmiş insan gücünün üretim alanında daha etkin hale gelmesiyle,
ürünlerdeki kalite düzeyi yükselecek. Üretim aşamasında israf edilen
kaynaklar yeniden ekonomiye döndürülmüş olacak. Kaynakların daha verimli
kullanılmaya başlaması ile birlikte şirketlerde kârlılık oranı
yükselecek.
E—devlete geçiş hızlanacak:
Zaman, maliyet ve emek tasarrufu sağlayan e—devlet uygulamaları artacak.
Bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte, halk devlete daha kolay
ulaşabilecek, kamu şeffaflaşacak, denetim kolaylaşacak, devlete güven
artacak.
Kayıtdışı ekonomi sona erecek:
Ticari ve finansal faaliyetlerin elektronikleşmesiyle birlikte kayıt
dışı ekonomi sona erecek. Tüm para akışlarının bilgisayar ortamından
yapılmasıyla mali denetim kolaylaşacak.
Bireysel gelişim önem kazanacak:
Eğitimde teknolojik imkanların kullanılmaya başlaması ile birlikte
mevcut meslek alanlarında bireylerin kendisini geliştirebilmesi
kolaylaşacak. Yetişmiş insan gücünde rekabeti getirecek olan bireysel
gelişim sayesinde kalifiye eleman ihracatı gündeme gelecek.
Bilişimde atılım yapabilmek için bilişimin devletin öncelikli
stratejileri arasında yer alması gerektiğine değinen TÜBİSAD modeli,
yerli ve yabancı bilişim firmalarından üniversitelere, yerel
yönetimlerden işadamları derneklerine tüm paydaşların devreye girmesiyle
finansman sağlanmasını ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık verilmesini
şart koşuyor. Finansman konusunda bir döner sermaye modelinin
oluşturulmasını öngören rapor, Toplu Konut Fonu’nu örnek alan Bilişim
Kalkınma Fonu’nun oluşturulmasını talep ediyor.
Bilişime dayalı ekonomik kalkınma modelinin başlangıç aşamasında
elektronik imzaya hukuki geçerlilik sağlanması, telekom pazarının
serbestleştirilmesi, bilişime dayalı sektörlerde faaliyet gösteren
firmaları teşvik amacıyla vergi düzenlemelerinin yapılması, e—devlet
uygulamalarının belirlenen plan doğrultusunda gerçekleştirilmesi,
e—eğitimin yaygınlaşmasına öncelik verilmesi ve yabancı sermaye
yatırımlarını hızlandırıcı tedbirlerin alınması isteniyor.
Tek parti hükümeti ile ekonomik istikrarın sağlandığına değinen TÜBİSAD
Başkanı Erol Bilecik, Bilişim Zirvesi açılışına video konferans ile
Almanya’dan iştirak eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajlarının
sektördeki firmalara moral verdiğini belirtti. Bilecik ayrıca,
Türkiye’nin ekonomik yönden hızla kalkınabilmesi için geliştirilen
modelin ancak başbakanın liderliği ile uygulanabileceğini ve başbakanda
da böyle bir kararlılığı hissettiklerini vurguladı.
Yasin
KESEN
|